7. yargı paketi Meclis’te: 21 farklı kanunda değişiklik öngören yasa teklifi geliyor!

TBMM Genel Kurulu, bugün 7’nci Yargı Paketi; ‘İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yasa Teklifi’ni görüşmek üzere toplanıyor. 

21 farklı kanunda değişiklik öngören yasa teklifi, uyuşturucu ve uyarıcı maddelerle ilgili cezaların artırılması, çocukları hasta olan kadın mahkumların cezasının ertelenmesi, konutlara icra işleminin hakim kararıyla yapılması, evde kullanılan ortak eşyanın haczedilmesinin önüne geçilmesi, kira uyuşmazlıklarında arabulucu uygulanmasının zorunlu hale getirilmesine ilişkin düzenlemeler öngörüyor. 

7. YARGI PAKETİNDE ÖNE ÇIKAN DÜZENLEMELER

İCRA VE İFLAS KANUNUNDA DÜZENLEMELER

Yargı paketiyle; İcra İflas Kanunu’nda değişiklikler yapılıyor. Buna göre; konutlarda yapılacak hacizler bakımından; icra müdürünün verdiği haciz kararının ancak ‘hakim onayından geçtikten sonra’ yerine getirilebilmesi sağlanıyor. Aile bireylerine ait kişisel eşyalar ile ailenin ortak kullanımına hizmet eden tüm ev eşyaları, haczi caiz olmayan mallar arasına alınması amaçlanıyor. İcra takibine konu alacağa yetecek miktarı aşacak şekilde (taşkın) haciz yapılması açıkça yasaklanıyor. Üzerindeki haciz kalktığı halde yediemin depolarında bulunan malların daha etkin bir şekilde tasfiyesi için düzenleme yapılıyor.

AVUKATLIK VE ADLİ YARDIM SİSTEMİNE İLİŞKİN DÜZENLEMELER

Avukatların büro kurma giderlerinin karşılanması için uygun kredi ve finansmana erişmesini sağlayacak düzenleme yapılıyor. Avukatlık mesleğinin ilk beş yılında, baro aidatı alınmaması sağlanarak mesleğe yeni başlayan avukatlar mali olarak destekleniyor. Adli yardım bürosunun gelirleri artırılmak suretiyle adli yardım sisteminin güçlendirilmesi sağlanıyor.

ARABULUCULUĞA İLİŞKİN DÜZENLEME

Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar (ilamsız icra yoluyla tahliye hariç), ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar, kat mülkiyetinden kaynaklanan uyuşmazlıklar ve komşu hakkıyla ilgili uyuşmazlıklar, dava şartı olarak arabuluculuk kapsamına alınıyor. Ticari davalar ve iş sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar bakımından, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarının zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu açıkça düzenleniyor. Taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklar, ihtiyari arabuluculuğa elverişli hale getiriliyor. Arabuluculuğa ilişkin ülkemizin taraf olduğu Singapur Sözleşmesi’nin, iç hukukumuza uyumunun sağlanmasına yönelik düzenlemeler yapılıyor.

Uyuşmazlığın asıl tarafının arabuluculuk süreci ile arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen son tutanak hakkında bilgilendirilmesi konusunda arabulucuya yükümlülük getiriliyor. Ticari uyuşmazlıklar bakımından, taraf avukatları ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesinin, ‘icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın’ ilam niteliğinde belge sayılacağı kabul ediliyor.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararları doğrultusunda düzenlemeler yapılıyor. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 193’üncü maddesinde değişiklik yapılarak, ‘mahkumiyet’ kararının yanı sıra ‘ceza verilmesine yer olmadığı’ ve ‘güvenlik tedbiri’ kararlarının verilebilmesi için de sanığın sorgusunun yapılması şartı getiriliyor.

UYUŞTURUCUYLA MÜCADELE

Uyuşturucu madde kullananlar hakkında uygulanacak tedavi veya denetimli serbestlik tedbiri sürecinin daha etkin işletilebilmesi öngörülüyor. Bu kapsamda; tedavi veya denetimli serbestlik tedbirlerine ilişkin uzatma süresi, 1 yıldan 2 yıla çıkarılmakta ve şüphelinin daha uzun süre tedavi veya denetim altında tutulması sağlanıyor. Ayrıca, Cumhuriyet Savcısının, erteleme süresi içinde uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için şüpheliyi yılda en az 2 defa ilgili kuruma sevk etmesi zorunlu hale getiriliyor. Cumhuriyet Savcısı tarafından şüpheli hakkında verilen erteleme kararının kolluk birimlerine bildirilmesi sağlanıyor.

‘Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu’nda yapılan değişiklikle, uyuşturucu madde bağımlılarına özgü iyileştirme tedbirleri geliştiriliyor. TCK’nın ilgili maddesi gereğince Cumhuriyet Savcısı tarafından hakkında bu suçtan dolayı denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri verilen şüpheliyle ilgili olarak Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce; tedaviye tabi tutulmak, belirlenen programlara katılmak, çocuklarla bir arada olmayı gerektiren ortamlarda çalışmaktan yasaklanmak, belirlenen yer veya bölgelere gitmemek, bir bölgede denetim veya gözetim altında bulunmak, eğitim kurumuna, eğitim programına veya mesleki uğraşlarına ilişkin eğitime devam etmek, belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmak, gözetim altında ücret karşılığı çalıştırılmak, silah bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde sahip olunan silahları makbuz karşılığında adli emanete teslim etmek, her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek, yükümlülüklerinden en az 3 veya daha fazlasına karar verilecek.

Uyuşturucu madde kullanmak suçundan hükümlü olanlar ile başka bir suçtan hükümlü olup uyuşturucu madde bağımlısı olduğu tespit edilen hükümlülerin ceza infaz kurumunda tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılması zorunlu hale getiriliyor. Tedavi ve rehabilitasyon programlarının uygulanacağı müstakil ceza infaz kurumlarının açılabilmesine veya mevcut ceza infaz kurumlarının bir bölümünün bu amaç için tahsis edilmesine imkan tanınıyor. Uyuşturucu kullanmak suçundan dolayı mahkum olup da denetimli serbestliğe ayrılan hükümlülere, ilaveten tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılma yükümlülüğü getiriliyor. Tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinin bir an önce hayata geçirilmesi ve yürütülecek hizmetlerin aksamaması için ilgili bakanlıkların bütçesine ödenek aktarılması ve bu hususta personel görevlendirilmesi yönünde düzenleme yapılıyor.

Uyuşturucu madde imal ve ticareti suçu için görevlendirilen gizli soruşturmacının kamuya açık yerlerde ve işyerlerinde ses veya görüntü kaydı yapabilmesine hakim tarafından izin verilebilmesi düzenleniyor. El konulan maddenin uyuşturucu madde olduğuna dair kesin rapor alındıktan sonra soruşturma aşamasında sulh ceza hakimliğince bu maddenin müsaderesine ve imhasına karar verilmesi zorunlu hale getiriliyor. Böylelikle soruşturma veya kovuşturmanın kesinleşmesi beklenmeden uyuşturucu maddelerin imhası sağlanmış olacak.

Kaçakçılık suçları, uyuşturucu madde imal ve ticareti suçu ve izinsiz kenevir ekiminden elde edilen mal varlığı değerlerini ihbar edenler ile bu suçlardan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçunu ihbar edenlerin kimliklerinin gizlenmesine yönelik hüküm getiriliyor.

GÖÇME KAÇAKÇILIĞI CEZALARI ARTACAK

Yargı paketiyle göçmen kaçakçılığına ilişkin düzenlemeler yapılıyor. Göçmen kaçakçılığı suçuyla daha etkin mücadele edilebilmesi ve caydırıcılığın sağlanması amacıyla suçun cezasının alt sınırı 3 yıldan 5 yıla çıkarılıyor. Göçmen kaçakçılığı suçu nedeniyle el konulan araç, gereç ve malzemenin, milli savunma veya iç güvenlik hizmetleriyle doğrudan ilgili olması durumunda bunların Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığına tahsis edilebilmesine imkan sağlanıyor.

Adli işlemler çerçevesinde ‘yurt dışına çıkamamak’ şeklinde adli kontrol kararı verilen yabancılar hakkında, ilgili valiliğe cumhuriyet başsavcılığı üzerinden bu kararın kaldırılmasını talep etme yetkisi verilmekte ve idarenin yurt içinde kalmasını tehlikeli gördüğü yabancıların sınır dışı edilmesini sağlamak bakımından hakim kararı alabilmesine imkan tanınıyor.

HASTA VE KADIN MAHKUMLARA İNFAZ DÜZENLEMESİ

Engellilik sebebiyle bakıma muhtaç veya ağır bir hastalığa düçar (yakalanmış) 18 yaşını doldurmamış çocuğu olan ve 10 yıldan az hapis cezasına mahkum edilen kadın hükümlülerin cezalarının infazının, belirli yükümlülükler altında 1 yıla kadar ertelenebilmesine, ertelemenin 6 aylık periyotlarla 2 yıl daha uzatılabilmesine imkan tanınıyor.

Ceza infaz kurumlarında görev yapan ceza infaz kurumu müdürü, infaz ve koruma başmemuru ve infaz ve koruma memuru unvanlı personelden vazife malulü sayılanların yakınlarına kamuda istihdam hakkı tanınıyor.

Kamu veya özel hukuk tüzel kişisi ayrımı kaldırılarak, tüm tüzel kişilerin, maddede düzenlenen idari yaptırımlar bakımından sorumluluğu kabul edilmesi öngörülüyor.

Ayrıca, Asliye Ticaret Mahkemelerinde tek hakimle ve basit yargılama usulüne göre görülen uyuşmazlıklara ilişkin parasal sınır 500 bin Türk Lirasından 1 milyon Türk lirasına çıkarılıyor.

Öte yandan, çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulması işlemlerini ‘hafta içi’ gerçekleştirecek uzman veya öğretmenlere, dosya bazlı ödeme yapılması sağlanıyor.

KAYNAK: DHA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir